İşleme ve Üretim Metodları (PPMs-Process and Production Methods): DTÖ-TBT Anlaşmasında kullanılan terminolojiden gelmektedir. Ticaret ve çevre açısından, PPM'in konusunu, devletlerin üretim ve işleme metodlarına dayanarak, ürün ticaretini kısıtlamasının mümkün olup olamayacağı oluşturur. Günümüzde, Devletlerin ulusal standartlara uymayan ürünlerin ithalini sınırlaması bir ölçüde kabul görürken, üretim metodlarına dayanarak ürünlerin ithalini kısıtlayamayacakları konusu kesinlik kazanmamıştır. Çevreciler ise bu yorumların doğruluğunu tartışmaktadırlar, zira çoğu işleme ve üretim metodu çevre tahribatına neden olmaktadır. Bazı çevrecilerin, çevreye zarar verecek şekilde üretilen ürünlerin ticaretinin kısıtlanması gerektiğini savunmaları, PPM kavramının önemini arttırmaktadır.
PPM'e dayanan ticaret kurallarının daha iyi anlaşılabilmesi için OECD PPM'leri ikiye ayırmıştır:
Kategori A: Ürünle ilgili PPM'lerdir. Çevre tahribatı ürünün kendisinden kaynaklanmaktadır.
Kategori B: Ürünle ilgili olmayan PPM'lerdir. Çevre tahribatı ürünün kendisinden kaynaklanmamaktadır. Bu kategori de kendi içinde dört alt gruba ayrılmaktadır.
Kategori A: Ürünle İlgili PPM'ler;
Çevre tahribatı üründen kaynaklanmaktadır. Başka bir ifade ile, "üretim şekli, ürünün karakterini, kullanıldığı ya da tüketildiği zaman çevre kirliliğine ya da çevre tahribatına yol açacak şekilde değiştirmiştir". Bu konudaki en yaygın örnek gıda güvenilirliği ve sağlığıdır. Üretim süreci ürünlerin üzerinde tehlikeli kimyasal madde ya da mikroorganizmaların kalmasına neden olabilmektedir. Çevre tahribatı, ürünün kullanıldığı ülkede, yani ithalatçı ülkede meydana gelmektedir.
Kategori A'da yer alan PPM'ler "ürünle ilgili PPM'ler" (Product Related PPMs) olarak adlandırılırlar ve genellikle ürün standartlarında yer alırlar. Bu tür PPM'lerle ilgili olarak ürünlere ticaret kısıtlaması getiren kurallar DTÖ-TBT ve SPS anlaşmalarında yer almaktadır. Genellikle ülkeler ürünle ilgili PPM'ler nedeni ile yerel çevrelerini korumak için ürünlerin ticaretini sınırlayabilirler. Bu tür kısıtlamalar ayırımcı ve kısıtlayıcı olmamalıdır.
Kategori B: Ürünle İlgili Olmayan PPM'ler;
Bu durumda PPM'den kaynaklanan çevre tahribatı ürüne yansımaz. İşleme ya da üretim metodu üretici ülke ve diğer ülkelerde çevre tahribatına yol açar. Kategori B PPM'ler "ürünle ilgili olmayan PPM'ler" olarak adlandırılırlar ve genellikle işleme (processing) standartlarında yer alırlar. Genellikle, devletler ürünle ilgili olmayan PPM'ler nedeni ile ithal kısıtlamaları getiremeseler de bu tür PPM'lerle ilgili ticaret kuralları hala tartışılmaktadır.
Ürünle ilgili olmayan PPM'ler dörde ayrılırlar. Bu dört grup arasında kesişmeler olabilir.
Kategori B1 (Sınırötesi Kirlilik): Bir PPM komşu ülke veya ülkelerde hava, su, toprak kirliliğine neden olabilir. (Örneğin bir ülkeden diğer ülkeye akan nehrin kirlenmesi).
Kategori B2 (Göçmen Hayvan Türleri ve Ortak Canlı Kaynaklar): Yetersiz koruma veya kaynakların kötü kullanımı nedeni ile göçmen ya da ortak canlılara zarar gelebilir.(Örneğin açık deniz balıklarının azalması ya da göçmen deniz memelilerinin neslinin tükenmesi tehlikesi).
Kategori B3 (Küresel Çevre Kaygıları): Bir PPM'in bütün dünyanın ortak malı olan küresel varlıkları tahrip etmesidir.(Örneğin ozon tabakasının incelmesi, iklim değişikliği,nesli tükenen canlılar, biyolojik çeşitliliğin kaybolması).
Kategori B4 (Yerel Çevre Kaygıları): Bir PPM'in sadece o PPM'i kullanan (üretici/ihracatçı) ülke ile sınırlı kalan çevre tahribatı yaratmasıdır. (Örneğin başka ülkelere etkisi olmayan hava veya su kirliliği).
Eco Labelling: Uluslararası Standardizasyon Kuruluşu ISO'nun yaptığı tanıma göre;
"Çevre etiketi (eco-label), çevresel etkileri, üçüncü bir tarafça belirlenen kriterlere uygunluğu açısından değerlendirilen ürünlere bu değerlendirme sonucunda verilen ve alınması zorunlu olmayan etikettir.
Eco-labelling programları, bu etikete sahip ürünlerin tüm evreleri boyunca aynı kategoride olup da, etikete sahip olmayanlara göre çevreye karşı daha az zararlı olduklarını göstermektedir.
Ürün kategorilerinin ve kriterlerin tanımlanması, üçüncü bir kuruluş tarafından bilimsel ilkelere dayalı olarak ve ilgili grupların (sivil toplum örgütleri gibi) görüşlerine de başvurmak suretiyle yapılmaktadır. Çevre etiketini taşıyan ürünler belli bir süre için bu etiketi taşımaktadırlar.
AB'de 880/92 sayılı ve 23 Mart 1992 tarihli Topluluk çevre etiketlemesi hakkında bir Konsey Regülasyonu yayımlanmıştır. Bu Regülasyon ile tüm evreleri boyunca (üretimden önce, üretim, paketleme dahil dağıtım, kullanım ve bertarafı) çevreye zarar açısından az etkisi olan ürünlerin, tasarımı, üretimi, pazarlanması ve kullanılmasını teşvik etmek ve ürünün çevreye olan etkileri hakkında tüketicilerin daha iyi bilgi sahibi olmaları amaçlanmaktadır.
Üye ülkelerin, bu Regülasyonun yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay içinde, sözkonusu Regülasyona uygun olarak aldıkları tedbirleri Komisyona bildirmeleri gerekmektedir.
Ürün gruplarının tanımı, ekolojik kriterler ve bunların geçerlilik süreleri, eco-label verilen ürünlerin listeleri, ilgili imalatçı veya ithalatçıların isimleri, etiketlerin son kullanma tarihleri ve yetkin kuruluşların isim ve adresleri Komisyon tarafından Topluluk Resmi Gazetesinde yayımlanmaktadır.
Üye ülkelerin ayrıca, çevre etiketinin amaçları, seçilen ürün grupları, her ürün grubu için ekolojik kriterler, bu etikete başvuru için izlenecek prosedürler ve ülkelerinde bulunan yetkin kuruluşlar hakkında tüketicilere bilgi sağlamaları gerekmektedir.
Avrupa Birliği Çevre etiketi için Topluluk dahilindeki imalatçıların veya üçüncü ülkeden ithal edilen malların ilk defa pazarlandığı ülkedeki ithalatçının bu ülkedeki yetkin kuruluşa başvurması gerekmektedir.Bunun üzerine, yetkin kuruluş başvuru sahibiyle belli bir ücret karşılığı standart bir sözleşme yapar.
Bugün için, çevre etiketi kapsamındaki ürün grupları, deterjanlar, boyalar, vernik ve cilalar, çamaşır ve bulaşık makineleri, piller, ampuller, inşaat malzemeleri, yapay gübreler, tuvalet kağıtları, emici kağıtlar ve off-set baskı kağıtlarıdır. Gıda maddeleri, içecekler ve ilaçlar bu kapsam dışında tutulmuşlardır.
Bazı ülkelerde uygulanan eco-labelling programları aşağıda gösterilmektedir.
Almanya Blue Angel
Kanada Environmental Choice Program
Japonya Eco-mark
Nordik Ülkeleri White swan
ABD Green Seal
İsveç Good Environmental Choice
Y.Zelanda Environmental Choice
Hindistan Eco-mark
Avusturya Austrian eco-label
Avusturalya Environmental Choice
Kore Eco-mark
Singapur Green label Singapore
Fransa NF-Environnement
Hollanda Stichting Milieukeur
AB European flower
Eko-Teks: Bugün Avrupa'da bir çok özel çevre etiketi kullanılmaktadır. Tekstil alanında en yaygın kullanılan etiket ise "Eko-Teks 100" dür.
1994 yılında, Avusturya Tekstil Araştırma Enstitüsü (ÖTİ) ile Honenstein Araştırma Enstitüsü (FIH), "International Association for Research and Testing in the Field of Textile Ecology" (kısaca Eko-Tex) adı altında birleşmiş ve "Eko-Teks Standart 100" olarak adlandırılan tekstil etiketi oluşturulmuştur. Sözkonusu etiket, tüketiciye ürünün insan sağlığına ve çevreye zarar vermediği bilgisini vermektedir. Bu etiket sadece tekstil ürünleriyle ilgilidir ve tekstil üretim sürecinin çevreyle ilgili yönünü ele almaz. Eko-Teks 100 standardı, tekstilde Eko-Teks işaretinin kullanım yetkisinin verilmesine ilişkin genel koşulları belirlemektedir. Eko-Teks 100 standardı genel koşulları belirlemesine rağmen, Eko-Teks standartları belli madde veya ürün gruplarının yanısıra, test metodları için de belli koşullar sağlamaktadırlar. Standart 101 ve sonrası aşağıdaki ürün gruplarını dikkate almaktadır;
| 100 |
Genel koşullar |
| 101 |
Bebek kıyafetleri için kumaşlar dışındaki tekstil kumaşları |
| 102 |
Bebek kumaşlarında kullanılar dışındaki aksesuarlar |
| 103 |
Bebek kıyafetleri dışındaki kıyafetler |
| 104 |
Bebek kıyafetleri için kumaşlar |
| 105 |
Bebek kumaşları için aksesuarlar |
| 106 |
Bebek kıyafetleri |
| 107 |
Döşeme örtülerinde kullanılan tekstil |
| 108 |
Duvar kaplamalarında kullanılan Tekstil |
| 109 |
Mobilya kumaşları ve perdeler |
| 110 |
Döşemelik kumaşlar |
| 111 |
Battaniyeler ve yastıklar |
| 112 |
Yatak kumaşı, yatak takımı |
| 113 |
Minderler |
| 114 |
Evde kullanılan tekstil |
| 115 |
Elyaf, iplik |
| 116 |
Test metodları |
Bu standartlarda zararlı maddelerin sınır değerleri ve koşulları çok sıkı bir şekilde belirlenmiştir. İnceleme kriteri ve sınır değerleri tekstil ürününün kullanım amacına bağlıdır. Örneğin, bebek kumaşlarındaki inceleme kriteri ve sınır değerleri döşeme örtüleri veya perdelere göre çok daha sıkı hazırlanmıştır.
Kontrol ve analizler Hohenstein Araştırma Enstitüsü ve birliğe dahil enstitülerce yapılır ve 1 yıl geçerli olmak üzere etiketi kullanım hakkı verilir.
ISO 14000 Standart serisi:
| ISO14000 standardı: |
Çevre yönetimi sistemi standartları |
| DIS 14001: |
Çevre yönetim sistemleri için tarifname. |
DIS 14010: |
Çevre denetimi için genel prensipler. |
DIS 14011: |
Çevre denetimi için genel prensipler. |
DIS 14012: |
Çevre denetlemesini yapanlar için kriterler. |
Yeşil Nokta: Almanya'da ambalajların çevreye zararlı olmayan ve yeniden değerlendirilebilir malzemeden imali, birden fazla kullanımı veya hammadde olarak sanayide yeniden değerlendirilebilmesi ve ambalaj atıklarının genel çöp kapsamından çıkarılmasının sağlanması amacıyla 12 Haziran 1991 tarihinde "Ambalaj Atıklarının Önlenmesi Yönetmeliği" yayımlanmıştır.
Sözkonusu Yönetmelikle üretici ve satıcılara, nakliye ambalajları, dış ambalajlar ve satış ambalajlarını müşteriden geri alma ve yeniden kullanma veya genel çöp sistemi dışında hammadde olarak yeniden değerlendirme yükümlülüğü getirilmektedir.
Bu çerçevede oluşturulan sisteme dahil olmak ve Yeşil Nokta'yı kullanabilmek için iki yol bulunmaktadır. Birincisi sisteme üye olmak, ikincisi sisteme üye olmadan "Yeşil Nokta Kullanım Hakkı Mukavelesi" imzalamaktır.
Yeşil Nokta, en küçük 10mm çapında, yeşil veya yeşilin kullanılmasının mümkün olmadığı durumlarda herhangi bir tek renkte olup, ürünün birinci ambalajı üzerine tüketicinin kolaylıkla görebileceği ve okuyabileceği şekilde olmak kaydıyla istenilen yere veya yerlere basılabilmektedir. Sağlığa zararlı veya çevreyi kirletecek maddelerden kalıntı ihtiva eden veya bunlarla yapıştırılmış ambalajlar uygulama kapsamı dışındadır.
Ekolojik Denge: 2872 sayılı Çevre Yasası'nın II. maddesinde açıklandığı şekliyle "ekolojik denge" insan ve diğer canlıların varlık ve gelişmelerini sürdürebilmeleri için gerekli olan şartların bütünüdür.
Çevre Kirliliği (Pollution): 2872 sayılı Çevre Yasası'nın II. maddesinde belirtildiği üzere; insanların her türlü faaliyetleri sonucu, havada, suda ve toprakta meydana gelen olumsuz gelişmelerle ekolojik dengenin bozulması ve aynı faaliyetler sonucu ortaya çıkan koku, gürültü ve atıkların çevrede meydana getirdiği arzu edilmeyen sonuçlardır.
Atık (Waste): Atık, çıktıların bir parçası haline gelmeyen girdilerdir. Örnek olarak ilk maddedeki buharlaşma, çekme vb. nedenlerle oluşan veya kalıntı biçiminde oluşan üretim kayıpları gösterilebilir